Çınar Arıkan ( Yazar ) PDF Yazdır E-posta
Salı, 29 Nisan 2008

                   
Çınar ARIKAN  14/11/1957 ‘de Mersin’in, Anamur ilçesinde doğdu.

Orman memuru babanın ve ev hanımı bir annenin 3. oğlu,   5. çocuğu olarak adı ÇINAR kondu.

İlkokula  Anamur  Kıbrıs İlkokulunda başladı. Bozyazı İlkokulundan mezun oldu.

Bozyazı Ortaokulunu bitirdi. Anamur Lisesinden 1975 yılında mezun oldu.

1976 yılında Mersin Eğitim Enstitüsüne girerek 1979 yılında mezun oldu, Isparta ilinde öğretmenliğe başladı. Yurdun çeşitli illerinde öğretmenlik yaptı. Bu iller:Isparta, Mersin ve Diyarbakır ‘dır.
Anamur’un Sarıağaç, Kılıç, Demirören köylerinde öğretmenlik, Malaklar-Kadılar ilkokulunda müdür olarak görev aldı.

1992 yılında Malaklar/Kadılar İlkokulunda görev yaparken Anamur Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğüne Müdür Yardımcısı olarak atandı. Bu görevini sürdürürken Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi; “Eğitim Yöneticiliği, Planlaması, Ekonomisi  ve Teftişi Bölümünü” bitirerek Lisans diploması aldı. İlköğretim Müfettişi oldu

Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini de bitirdi.

Müfettiş olarak Bingöl ilinde üç yıl görev yaptı. Halen bu görevini Konya ilinde  sürdürüyor.

 

 

Yörük Göçü / Biyografisi

 Öğretmenlik ve müfettişlik görevi sırasında bakanlıktan, valilikten, kaymakamlık ve çeşitli kuruluşlardan maaşla ödül, takdir ve teşekkür belgeleri aldı. Öğretmenlik yaparken “Çevre konularının ders plan ve programlarında işlenmesi” konusunda Çevre Bakanlığınca açılan öğretmenler arası eser yarışmasında “İçel İl Birinciliği” ödülünü aldı.

Bilgisayar  temel ve programcılık, görevde yükselme , Arapça, İngilizce, servis kursu, avcılık temel kurslarından sertifikalar aldı.

İçel Kültür Derneği, Anamur Yöresi Türkmen Kültürünü Yaşatma ve Geliştirme Derneği başkanlığı, Anamur Kültür İhtisas Spor Kulübü, Eğitim Enstitüsü Öğrenci Derneği, Kamu Çalışanları Vakfı yönetim kurulu üyeliği, HEM Derneği, Yüksek Okul Derneği, Türkiye Folklor Araştırmaları Kurumu  üyelikleri ile diğer  sivil toplum kuruluşlarında görevler yaptı.

Çeşitli projelerde tasarımcı, tiyatro etkinliklerinde yönetmen olarak görev aldı. Yarışma, sergi, seminer, usta öğreticilik, toplantı, konferanslar, Anamur yöresi folklor derlemeleri konularında faaliyetlerde bulundu.

Anamur Zafer Gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğü’nün yanı sıra, Anamur, Anamur’un Sesi, Yeni Anamur, Anamur Expres, Anamur Zafer, Toros Haber, Türkmen, Yeni Mersin, Savaş , Bizim Anadolu gazetelerinde, İçel Kültürü, Anamur Sedir ve Zümrüt Anamur dergilerinde çeşitli hikaye, araştırma, şiir ve makaleleri yayımlandı.

 Çınar ARIKAN evli ve 2 erkek çocuk babasıdır.

 

 

KİTAP ÜZERİNE
 Yolunuz hiç Mersin ilinin Anamur ilçesine düştü mü bilmem... O güzelim sahilleri, tarih kokan kayaları, Torosların zirvesi yaylaları gördünüz mü bilmem? Ya yürekleri vatan, bayrak, millet sevgisiyle dopdolu olan güler yüzlü insanları... Yediden yetmişe dışarıdan gelen bir misafiri ağırlamak istediklerinde kendileri yemeyen, yediren, kendileri yatmayan yatıran insanları... Çileğini, muzunu, sütünü, yoğurdunu, çökeleğini yediniz mi bilmem?
 Anamur, Türkiye’mizin en uç noktasında elli bin nüfuslu, Ören, Çarıklar beldesi ve köyleri ile ülkemizin en güzel coğrafyası üzerine kurulmuş ilçelerinden birisi.  
Benim hayatımda Anamur’un ayrı bir yeri vardır. Çünkü bugünkü akademik kariyerimdeki otuz üç kitaptan ikincisi Taşeli Masalları idi. Yirmi yedi yıl önce Anamur’a halk kültürü ürünlerini derlemeye gittiğimde Bozyazı Anamur’un beldesi idi. İlk derlemeye başladığım yer, o zaman Anamur’un, şimdi Bozyazı’nın Tersekan Yaylası idi. Bu yayladan Mehmet Uysal, Zeynel Kızılkaya’yı hiç unutur muyum? Sonra Akpınar, Kaş, Abanoz, vb. yerleri gezip dolaşmıştım. O yıllarda sözünü ettiğim yaylaların yolu asfalt değildi, yolculuğumuzu da özel arabamızla değil saman yüklü kamyonların üzerinde yapmıştık.
 
 Aradan yirmi dört yıl geçtikten sonra bir vesileyle Anamur ilçemizi, beldelerini ve köylerini gezme imkânı buldum. Yollar asfaltlanmış asfaltlanmasına; ama yarınından endişe eden kara yağız delikanlıların sayısı bu yirmi dört yılda çok artmış.
 Ben Yörüklerin Sarıkeçili boyundanım. Hayatımdaki en büyük arzum mensubu olduğum Yörüklerin kültürünü araştırıp, yayımlamak, görsel belgeleri de arşivlere koymaktı. Geçen her gün ümidimi biraz daha kaybederken günün birinde Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişi Çınar Arıkan Bey aradı. Arıkan Beyle Mersin’de bir kongrede birlikte olmuştuk, bu yazıyı yazdığım sırada da yüz hatlarını çok zor hatırladığımı belirtmek isterim. “Hocam benim Yörük Göçü adlı bir çalışmam var, takdim yazısı yazar mısın?” dedi.  Doğrusu işim çoktu, gerçekten çoktu, fakat hemşehrimi, meslektaşımı kırmamam gerektiğini düşünerek; “Konu ile ilgili notları Rampalı Çarşıda Kömen Kitapevi’ne bırak.” dedim. Zarfı açtığımda ben notları beklerken bir kitap buldum: Yörük Göçü/Anamur Hikâyeleri...
  
 Kitabı okumaya başladığımda bir de baktım ki kendi çocukluğum anlatılıyor. Bizim Silifke’nin Söbüce’sinden  Kırtıl’a göçümüzün aynısını bu kitapta buldum. Bu kitapta o kadar güzel hikâyeler kaleme alınmış ki insan bir solukta okuyuveriyor.
 Kitapta Yörüklerin hayatından kesitlerin hikâyeleştiril-diğini görüyorsunuz. Hangi Yörüğün hayatında yılan ve yılanla ilgili bir hikâye yok ki? Hangi Yörüğün hayatında sınır kavgası, otlak kavgası yok ki? Hangi Yörüğün hayatında “golastar”la ağaç kesmek yok ki? Hangi Yörüğün hayatında “ardıç ağacı” ve “ardıç kuşu”yla ilgili hikâyeler yok ki. Çünkü ardıç ağacının olduğu yer yayladır. Hangi Yörüğün hayatında Karacaoğlan yok ki? Hangi Yörük kızı ve oğlu yüreğine ateş düştüğünde Karacaoğlan’dan bir türkü söylemez ki? Hangi Yörüğün hayatında ormancı ve tahsildar yok ki? Hangi Yörüğün hayatında yeni icat edilen radyo ve el lambasının hikâyesi yok ki? O Yörükler radyo ve el lambasını kapatabilmek için ne yollara başvurmuşlardır bir bilseniz..
Mahkeme için horozun ötümüyle yola çıkan insanların aç susuz çektiği meşakkatleri konu alan hikâyeler desem, tereddüt etmeden Çınar Arıkan Hoca’nın kitabına başvurmalısınız derim. Ya yürekten gelen sızıların zamanla türküleşip “yakım”a dönüşmesi desem yine Çınar Hoca’nın kitabına başvurunuz derim.
Ya Anamur tarihi, Anamur coğrafyası desem?  Arıkan Hoca kitabında bu konuları ilmik ilmik işlemiş, bizlere alın okuyun diyor.
 Ya Anamur Kalesi’nin fethi sırasında keçilerin boynuzuna bağlanan çıralar ve kalenin anahtarlarının teslim edilmesindeki üstün Türk zekâsı... Ya dua üzerine birlikte taş ve kuş olan insanlarımız desem? Yine Çınar Arıkan’ın Yörük Göçü kitabı derim.
 Yörüklerin Dedem Korkut’u diyebileceğimiz Yörük Koca’yı; yine Deli Karçar’ın kız kardeşi Banu Çiçek’in yerine geçen Yörük kızı Aşşa (Ayşe) desem? Hiç tereddüt etmeden “Yörük Göçü” adlı hikâye kitabını okuyun cümleleri ağzımdan dökülüveriyor.
Başlangıçta Dede Korkut hikâyelerindeki Deli Karçar, Deli Dumrul’la özdeşleşen fakat askerlik sonrasında Yıldırım Bayezit’e benzeyen Kâzım’ı anlatan hikâye desem hemen, “Senden Alır Ona Veririz” hikâyesini okumanızı tavsiye ederim.
 Yörüklerin halk hekimliği, halk baytarlığı yine bu hikâyelerin arasına serpiştirilmiş durumda.
  
  Bugün yeni nesil yavaş yavaş öz değerlerini unutuyor, hatta unutması için teşvik ediliyor. Ayakta yiyor, içiyor, uyuyor... Oysa Çınar Arıkan Hoca’nın kitabında Anamur halk mutfağını buluyorsunuz. Keşkek, yahni, bulamaç, tarhana, bulgur pilavı, kavurma, maş çorbası ve daha niceleri...
Anamur efsaneleri, türküleri, yakımları, hikâyeleri derken bu eserin en güzel yönlerinden birisi de mahallî kelimeleri içine alan sözlük kısmı. Solku, dibek, tokmak, lök, golastar, piynar, terki, goçmar, tokucak, tuluk, üvendire, vb.
 
 Kısacası her geçen gün millî kültürümüzden yapraklar dökülürken, her geçen gün cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür.” özdeyişi duvarlarda bir süs olarak yer tutarken, öz kültürünü konu alan hikâyeleri edebî bir dille, tasvir ve karşılıklı soru cevap yöntemiyle anlatan Çınar Arıkan Hoca’yı tebrik ediyorum.
Arıkan Hoca’yı daha önceleri dergi sayfalarından tanıyorduk, artık onun kitaplarını okuyacağız, o hâlde Arıkan Hoca’dan yeni kitapları da beklemeye devam edeceğiz.

                                                                                                                         02 Mayıs 2006/Konya     Prof. Dr. Ali Berat ALPTEKİN
 
< Önceki   Sonraki >
RocketTheme Joomla Templates