Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Güngör Türkeli
Güngör Türkeli
Türkler ve Bilim
09 Nisan 2010, 20:22
Türkiye Cumhuriyeti aydınlanma dönemini yaşadı mı? Evet. Türkiye Kuruluşunun ilk on beş yılında batılı anlamda bir aydınlanma dönemi yaşadı. Yani Mustafa Kemal Atatürk döneminde. Sonra ne oldu? Olanlar belli. Batı Emperyalizmine teslim olduk. Ve bugünlere, Ilımlı İslam dayatmalarının hedefi olduk. Tam bağımsızlık, üniter devlet, laik toplumdan yana olmak neredeyse suç sayılır oldu.

Okuyan, hele tarih okuyan bir ulus olmaktan çıktık. Dünya’da kitaba harcanan ve yıllık kişi başına kaç dolar harcandığı hesap edilmiş. Buna göre İsveç’te kişi başına harcanan yıllık kitap masrafı 45 dolar. Japonya, Fransa, İsviçre gibi batılı ülkelerde bu miktar 30-Kırk dolar arasında. Amerika’daysa 19 dolar. Ya Türkiye’de sadece ve sadece 0.45 dolar.

Bir de tarihe bakalım, Türkler yüzler ve binlerce yıl önce bilim konusunda, okuyup yazma konusunda neler yapmışlar?

Biliriz, batılı devletler “Doğu’nun bilimsel gelişme için, hiçbir zaman uygun bir ortam oluşturmadığını” “aydınlanmanın yalnızca Avrupa’da yaşandığını ileri sürerler. Acaba öyle mi?

Yanıtını Fransız tarihçi Jean Poul Roux’dan alalım.

Roux diyor ki: “İslam uygarlığı bir merkezden doğmamıştır; merkezi devlette tüm yetkileri toplayan halifelerin başkenti bile, İslam uygarlığının doğum yeri olmamıştır. Doğu ve batı İran, Mezopotamya, Suriye. Mısır, Kuzey Afrika, yani Tunus’ta ve daha sonra İspanya’da, yaratıcılığın doruğa ulaştığı ve sürekli olarak birbirini etkileyen pek çok ocaktan doğmuştur. Orta Asya’nın önceliğini görmemek; ilk sırada yer alan, hatta belki de ilk sıralarda yer alanların öncüsü olan Orta Asya’ya haksızlık olacaktır. Doğru olan bu topraklara borçlu olduğumuz her şeyin,bir bütün halinde ele alınmasıdır.”

Tarihi izleyelim ve o yıllarda kim ne yapmış bilim adına bir bakalım.

O yıllarda öncelikle Bağdat Bilim ve Kültür merkezi olmanın ilk adımını atar. El-Memun 830 yılında “Bilgelik evi” (Beytülhikme) adında büyük bir kültür merkezi yaptırır. Türk, Yahudi, Nasturi, İranlı Hint Hırıstiyan bilim adamlarını toplar. Yabancı dillerden bilimsel eserler Arapça’ya çevrilir ve Hanbeliler’in karşı çıkmasına karşın vazgeçmez ve “Gökbilim, matematik ve tıbbın yardımıyla kurumunu geliştirir. Okullar, kütüphaneler, medreseler açar ve özgün eserler üretir. Bilim ve sanat, saraylardan çıkar toplumun her kesimine yayılır. Okumak, öğrenmek bir tutku haline dönüşür ve toplumda en değer verilen kişiler bilim ve sanat adamları olur. Bilimde deneyciliği bulan bunlardır. Olaylar ve olgular üzerindeki “Gözlem yeteneğini” en üst düzeye çıkaranlar da bunlardır. Bu bilim adamları sekizyüzyıl önce “Bilginin ilk koşulu kuşkudur” diye bilimsel gerçeği bilime kazandıranlar da bunlardır.

Aynı yıllarda Avrupa ne yapmaktadır? Kitaba karşı düşmanlık Avrupa’da geleneksel bir tutku halindedir. Örneğin ünlü bilgin Aristo’nun kitapları Kilise bodrumlarında kilit altında çürütülmekte, kitap yakmak sınırı olmayan Antik Grek ve Roma’dan Hitler’e kadar uzanan bir alışkanlıktır.

Buraya bir nokta koyup Türkiye’ye dönelim. 12 Mart 1971’de kitap yakmak yönetim erkini ele geçirenlerin başta gelen işleriydi. Yayınevlerinin kitapları kamyonlara yüklenip Seka’ya götürülüyordu. Benim de ikibin beşyüz kitabım bu dönemde yakılmıştı. 12 Eylül darbesinde bu daha da geliştirildi (!) bilindiği gibi.

Antik çağda; Mısırlılar papirüs’ü, İranlılar Tirşe’yi, (Havan derisi) Bergamalılar PARŞÖMEN’İ, Persler bambu örgüsünü kağıt olarak kullandılar. Çinliler M.S.2.yüzyılda kağıdı, bol ve ucuz olarak üretilen bir sanayi haline getirdiler. Çinliler dut ağacı elyafı, eski paçavralar kenevir artıklarından kağıt yaparken; Türkler, ipek elyafından elde ettikleri hamuru tokmaklayarak “Kakat” ve “Kakaç” adını verdikleri daha nitelikli kağıt üretmeyi başardılar. Kakaç sözcüğü,daha sonra “Kağıt” olarak Arapça ve Farsçaya yerleşti.

Konuyla ilgili kuşkusuz çok daha önemli bilgiler aktarmak olası ama yer sorunumuz var ve bir günlük yazı içinde vermek olanaksız. Dileyenler konuyla ilgili bilgileri değerli yazar dostum Metin Aydoğan’ın “Antik Çağdan Küreselleşmeye Yönetim Gelenekleri ve Türkler” kitabına başvurabilirler.

Peki, konuyla ilgili Hz. Muhammed ne diyordu? Onu da aktaralım.

Hz. Muhammed şunları söylüyordu:

“Kadın olsun, erkek olsun her Müslüman’a” bilgi edinmeye çalışmayı, adeta dini bir borç olarak göstermişti. “Beşikten mezara ilim arayınız;” “Kim ilim için çalışırsa ibadet etmiş olur”, “İlim edinmek oruç kadar, ilim öğrenmek namaz kadar değerlidir”.

Güngör TÜRKELİ

İletişim İçin: gungorturkeli@hotmail.com
Bu yazı 1257 defa okunmuştur.
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Yazara Ait Diğer Yazılar

SİTE ANKET

Anamur Belediyesinin Hizmetlerinden Memnun Musunuz?




Hüseyin Şinasi Hüseyin Şinasi
Sera City, bu isim hiç olmamış
Ahmet Doğan Ahmet Doğan
Anamur CHP de değişim ve İktidara Yürüyüş Yemeği
Renan TUFAN Renan TUFAN
Festivale Doğru
Güngör Türkeli Güngör Türkeli
Türkler ve Bilim
SON OKUYUCU YORUMLARI
ayşe aytaç 13 Nisan 2011, 01:49
ANAMUR’lu arkadaşlara buradan sesleniyorum. Has Parti 1. sıra milletvekili adayı Namık Sinanoğlu’dur. Anamurlulara böyle bir insan yetiştirdikleri için teşekkür ederiz. Seçiminizin Ülkemizi ve Mersinimizi yükselmesini dilerim…
Birsen 27 Mart 2011, 00:56
Dürüst ve Çalışkan aday adayımız Halil ERKAN'a Başarılar Dilerim. Allah yardımcısı olsun.
Özge G. 14 Mart 2011, 11:07
Güzel başlangıç doğru seçim desteğimiz sizinle
Murat k. 14 Mart 2011, 11:04
Hayırlı uğurlu olsun anamurdan desteğiniz tam
ARİF GÖLGE 11 Mart 2011, 18:19
Sayın Valimiz Mülkiye'den sınıf arkadaşımdır ve soyadı "Güzeloğlu"dur. Haberinizde "Güzelbeyoğlu" soyadı kullanılmıştır. Bu bir yazım ya da bilgi hatası mıdır yoksa Sayın Valimiz soyadını mı değiştirmiştir?
BORA 06 Mart 2011, 22:58
Öncelikle Herkese Merhabalar. Bir çok Anamur haber sitelerini okudum . Ve inanın yazılan yorumlara üzülmemek elde bile değil. Nedeni Türkiye Cumhuriyet'ini Yöneten Bir BAŞBAKAN En Az Oy Alınan Bir İlçeye Geliyor Ve Hizmet Her Yerde Hizmettir Diyor . Ama bazı partilerde görev almış kişiler yok güldürmeyin bizi yok adam doğamızı bozmaya geliyor falan fistan laflar atıyor . büyüklerim , Abilerim , Ablalarım , Kardeşlerim , Ben Ankara'da Büyüdüm İki Adet Siyaset akademisi bitirdim ve bu yıl Anamura Yerleştim Yerleşmemdeki Amaç Anamurun insanlarının yüzünün hep güldüğü sıcak kanlı olduğu ve misafirperver olmalarıydı. Burada Yapılması Gereken Çok şey var. Örnek Anamur İlçe Ak Parti Teşkilatına Çok Büyük Yük Düşüyor Başbakan Tayyip Erdoğan Gençleri sever Anamur İlçe Gençlik Teşkilatı Bu Görevde Kusursuz Olmalılar Ve 7den 70'e Hangi Partiden Hangi Siyasi Koldan Olursa Olsun MisafirPerverlikle Yani Ev Sahibi Olarak Kişileri Ve Halkı Davet Etmelilerdir Bir kaç gündür görüyorum seçim arabaları çıkmışlar sokaklarda bangır bangır bağırıyor böyle olmamalı eğer bir başbakan senin ilçene heleki bu ilçe çok az oranla ak partiyi tutuyorsa daha içten çalışmalı illa kazanıcaz diye değil memleketim dediğin yere daha çok hizmet getirilmeli diye çalışılmalı farklı düşünceler içine girilmemeli Haydi Anamur İster CHP ister MHP İster BBP olsun toplanın gün sizin gününüz olsun geçmişi araştırdım ilk kez bir başbakan kendi belediyesi olmadığı halde ilçenize geliyor yollar kötü olsa bile helikopter ile geliyor BAŞBAKAN'I öyle bir karşılayın ki Anamur Kazansın Esnaf Kazansın Tarım Kazansın Turizim kazansın Haydi ANAMUR gençlik Haydi ANAMURLULAR ben biliyorum ki siz bunu başaracak güler yüze Sahipsiniz Saygılarımla :) ilçenizi çok seven ve bu yıl buraya taşınan ve ömrünün sonuna kadar burada yaşamak isteyen bir genç kardeşiniz :)
MURAT KAYABAŞI 16 Şubat 2011, 07:31
Gerçekten Merhum MUHSİN YZICIOĞLU nu kaybettiğimizde bu partinin kapanmayıpta inanıyordum vede öyle oldu bence TÜRKİYE için yeni bir değişimin olması tüm BBP li kardeşlerimize sonsuz teşekkürler ediyorum...MERHUM YAZICIOĞLU nada ALLAH'tan RAHMET diliyorum

EN ÇOK OKUNANLAR

  • Bu ay haber eklenmedi.